Masalların Dünyasına Yolculuk

Burada, hayallerimin ortaya çıkardığı her anın ardındaki hikayeyi keşfedeceksiniz. Her etkinlikte, her hikayede, sıradan olanı özel kılmak için bir parça sihir ve büyük bir çaba katıyorum. Gelin, birlikte bu büyüyü deneyimleyelim ve sıradan anları unutulmaz kılalım.

Bir varmış, bir yokmuş…

Güneşin ateş gibi yaktığı Ağustos ayında doğan bir kız çocuğuyum, 1990 yılında… Ne zaman korksam, hep annemin yanına koşar, bir masal dinlemek isterdim. Annem de hiç usanmadan, bildiği tek masalı anlatır dururdu.

Yıllar geçti, ben büyüdüm; ama içimdeki çocuk hiç büyümedi. Bu yüzden, beni anlayacak kişilerle çalışabileceğim bir meslek seçtim: elbette çocuklar!

Okul öncesi öğretmenliğimle başladım, ardından Landesmusikakademie’de ritim pedagojisi eğitimimi tamamladım. Bir ritim pedagogu olarak müziğe olan ilgim ve hayranlığım gittikçe arttı.

Ama bugün buradayım ve masal anlatıcısıyım. Bu yolculuğum, ilk ve en sevdiğim öğretmenim Nazlı Çevik Azazi’nin masal anlatıcılığı eğitimiyle başladı.

Ve bir kelime avcısı olarak bir cümlenin peşine düştüm: Her masal, gerçeğin gölgesinde doğar! Evet, masallar, düşündüğümüz kadar gerçeklikten uzak değildi. Ormanın içindeki kulübede cadılar, korkutucu yılanlar, herkesin görmekten çekindiği üç başlı ejderhalar… Hepsi gerçek hayatta da vardı! Ben gördüm! Anlattıkça daha çok anlamaya başladım, anladıkça daha çok anlatmak istedim.

Her masal, gerçeğin gölgesinde doğar !“